Eskiden İstanbul’da gerek okumak, gerek yaşamak, gerekse gezmek için hep düşünceler içerisine girerdim ta ki İstanbul’a yerleşene kadar.

Herşey nasipten öteye ulaşamıyor ne yazık ki. Hayat çizgisi sizi elinizde olmayan sebeplerden ötürü sanki denizde yüzen bir sandal misali dalgalara teslim oluyorsunuz. Fakat sizin tek farkınız elinizde küreğinizin olmaması! Küreğiniz elinizde olsa belki bir nebze hayatınızı yönlendirme şansınız olacak.

Her daim hayattan keyif almasını bilmezseniz sizi çok daha kötü günler bekliyor demektir. Sonuç olarak herkes bir şekilde hayatını idame ettirme derdine düşmüş. Kimileri para kazanmayı bir hırs haline getirse de kimileri bulunduğu işi kaybetmemenin derdine düşer, kimileriyse koltuğunu daha fazla yükseltme yada mevkisini artırma derdinde. Anlayacağınız herkesin kendince bir derdi var. Derdi olmayanın dermanı olmaz sözü insanın içine öyle işlenmiş ki. Derdimiz olmaması gibi birşey söz konusu bile olmuyor. Herkes kendince kendine birşeyleri dert ediniyor.

İşi olmayan insanın da derdi var, işi olan insanın da derdi var. Gerek maddi gerekse manevi manada. Memuriyette bir söz vardır devletin işi bitmez diye. Bu yüzden yarına bırakalım bugün yeterince çalıştık şeklinde. İşte dertte bitmez maalesef. Şu olsun düzlüğe çıkayım dersin hiç ummadığın birşey eklenir bu sefer onu da halledeyim dersin başkaca dertler eklenir üzerine ve bir bakmışın yıllar geçmiş gitmiş. Dünya meşgalesine o denli dalınca unutursun asıl yapman gereken şeyleri. Ki o asıl yapman gereken işler aslına bakarsan senin biletindir fakat bunun farkına varman gerekli bunu hatırlayabilmek için. İşte en zoruda sürekli hatırlayabilmektir. İnsan asıl amacını unutmamalı her ne koşulda olursa olsun. Herşeyin imtihanın bir parçası olduğu gerçeği göz ardı edilmemeli ve ona göre yaşamalı hayatı. “İnsan doğduğu gün ölmeye başlar” aslında ama bunu yaşadıkça unutuyoruz.

İLGİLİ  Makedonya - Rumeli

İstanbul ve çevresinde gezilecek yerlere gelince yakın çevresinde Ağva, Polonezköy, Şile, Belgrad Ormanları, Sapanca önemli olan nasıl bir gezi istediğiniz. Yemyeşil alanlar ve İstanbul’un o havasından kaçmak temiz oksijen istiyorsanız Şile,Beykoz tarafı,Belgrad tam sizlik. Yok deniz derseniz egeye inmenizi öneririm.Çünkü burada ki deniz benim aşina olduğum akdeniz ile alakası yok.

Her daim gezdiğiniz gittiğiniz Anadolu şehirlerinde ki o havayı yakalamak İstanbul’da biraz zor. İlk başta samimi dostluklar ve arkadaşlarınız olmalı bu şehirde. Tek başınıza mutlu olmak istiyorsanız kimisine göre doğru kimisine göre yanlış şehirdesiniz ama her zaman dediğim gibi bu şehiride anlamlandıran yakın çevrenizdir.
Taşı toprağı altın demelerinde gerçeklik payı varmış. Bu şehirde çalışmak için alternatifiniz ve fırsatınız haddinden fazla çünkü zengin o kadar insan var ki ve o kadar fazla insan var ki herhangi bir işte çalışabilir yada masraflarınızın çok olması size farklı iş kapılarını aralamanız için fırsatlar sunabilir.
Yapacağınız herhangi bir iş dalında tanıştığınız insanlar size çığır aşmanızda yardımcı olabilirler.
Gezilecek yerleri zaten internet ortamından bulabilirsiniz İstanbul’da yaşıyorsanız eğer kamp yapmak istiyorsanız sahilkampı öneririm. Yazın sıcağından kaçamak yapmak için güzel bir yer. Yaz demişken yazın nem oranının artmasından dolayı turistik yerlere gezi düzenlemeniz pekte akla mantığa yatmayacağını tecrübe etmenizi istemem.
İstanbul’un kozmopolit yapısı gereği tüm dünyadan farklı insanlar gelir.
Uygun fiyatlı ürünler için durağınızı Eminönü olabilir.
Büyük avm gezmek isterseniz eğer Forum, Vialand, Venezia, 212 gidebileceğiniz avm ler olabilir. Venezia ve 212 outlet olduğunu unutmayın.
Trafik konusunda şerit ihlali yapmayıp biraz sabırlı olup ve navigasyon kullanırsanız eğer trafiği az olan yerlerden gitmek istediğiniz yere ulaşmanız mümkün.
Park sorununu da Ispark ile çözebilirsiniz her turistik yerde ispark var.
Ayrıca belediyenin sosyal tesislerinde yemek yiyebilirsiniz.
Yöresel tatlardan Kahramanmaraş mutfağını İstiklal Caddesinde Sabırtaşı restoranda deneyebilirsiniz. Balık ekmek bildiğiniz üzere Eminönü’nde yenebilir. Köfte için Sultanahmet köftecisini tercih edebilirsiniz.
Yazın sıcak olduğundan ve okullar kapalı olduğundan insanlar istanbuldan kaçıyorlar tatil beldelerine gidiyorlar. Kışın ise trafik gözle görülür bir artış gösteriyor.
Mecburen gurbet ellerde yaşamak için en ideal şehir olarak kabul edebiliriz.
Herşeyin miladının İstanbul’da atıldığını unutmayın.
Bu şehrin sokaklarında dolaşın adımlayın Beşiktaş’ta Beyoğlu’nda yürüyün ordan Eminönü’ne ordan Sultanahmet’e Eyüp ve Pierlotiye çıkın. Osmanlı’nın ecdadımızın izlerini izleyin bu şehri almak için ne kadar şehit verdiğimizi hayal edin. Osmanlı’yı tekrardan yaşamak istiyorsanız tarih seviyorsanız ayrıca çocuklarınızla Miniatürke de gitmeyi ihmal etmeyin.

İLGİLİ  Kosova - Makedonya - Arnavutluk

İnsan unutabilen bir varlık fakat unutulmamasını istediğiniz şeyleri sürekli hatırlatıcı şeylerle hatırlarız gerek fotoğraflar gerekse videolar çekeriz ve hatırlarız. Ama unutmak istediklerimizi siler gideriz. Sizin için önemsiz değersiz gibi gözüken şeyler kimisi için çok önemli de olabilir. Ortak payda müslümanlıkta buluştuğumuz şu güzel ülkemin güzel şehri ve insanları akrabalarınız, arkadaşlarınız, kardeşleriniz, ebeveynleriniz sizin en fazla değer vermeniz ve onların dertleriyle dertlenmeniz gereken en önemli faktör.

Avrupa’da bulunduğum sürede gözlemlediğim en önemli şeylerden biriside akraba bağının hiç olmamasıydı. Bizleri ayakta tutan akraba bağlarıdır. Eğer bir ülkenin akraba bağları kopmaya başlarsa herkes başına buyruk yaşarsa avrupa yaşantısı gibi oluruz gideriz. O yüzden birileri sizi unutmuşken, silmişken siz onları hatırlayın. (Hayatımda 2 defa Bayramı farklı ülke şehirde geçirmiş birisi olarak söylüyorum bunları.)

İstanbul her kesime hitap eden güzel şehir.

Dr. Erkam CAYMAZ